Metninizi buraya yazın...
BENİMLE YAPILAN BİR RÖPÖRTAJ VE ÖZGEÇMİŞİM
1. Kısaca kendinizi anlatabilir misiniz?
Memur bir ailenin çocuğu olarak, babamın Ziraat Bankası Müdürü olarak görev için gittiği Siverek'te dünyaya gelmişim.
Ailem baba tarafından Adana Ramazanoğlu soyuna, anne tarafından da Rumeli'ye uzanmakta.
Annemin dedesi Çanakkale Harbinin ilk şehitlerindendir. Atatürk'ün silah arkadaşlarından olan dedem Zeynel Abidin Bey de, Kurtuluş Savaşı gazisidir.
İlk- orta ve lise eğitimimi ülkemizin yedi coğrafi bölgesindeki, farklı şehirlerde tamamladım. Bu vesile ile ülke kültürümüzü yakından tanıma fırsatına eriştim.
Babamın vefatından sonra, Liseyi bitirir bitirmez 1969 yılında İstanbul Kadıköy Ziraat Bankasında memur olarak işe başladım.
1970 Yılında Makine Yüksek Mühendisi Orhan Müsevitoğlu ile evlendim.
Yaşamınızda yaptığınız en iyi şey ne diye sorarsanız, eşim Orhan Müsevitoğlu ile evlenmiş olmak derim. Beni yetiştiren ailem kadar, hatta çok daha fazla, bende emeği vardır.
O, sevgi dolu yüreği ve yüksek özgüveni ile yaptığım her işi takdir ederek, cesaretlendirerek, başarımla gurur duyarak, mükemmel bir eş ve çocuklarına örnek bir baba olmuştur.
Onun bana en güzel hediyesi de, her zaman gurur duyduğum kendisi gibi dürüst, çalışkan iyi kalpli çocuklarımız kızım Funda ve oğlum Serkan oldu.
2002 yılında eşimin isteği ile memuriyet hayatımı sona erdirdim. Ancak evde oturmak hiç bana göre değildi.
Sanata olan ilgim nedeni ile Bestekar Ziya Uşaklıgil'den Akordeon ve org dersleri almaya başladım. Yarım bıraktığım üniversite hayatıma geri dönmek istiyordum.
Tekrar üniversite sınavlarına girdim. Tıp Fakültesini ve İnşaat Fakültesini kazandım. Ancak oğluma hamile olduğum için eşim daha kısa soluklu bir eğitim almamı istedi. İyi ki de böyle bir şey istemişti. Lisede Fen kolundan mezun olduğum için Edebiyatta hep eksik kalmıştım. İstanbul Atatürk Eğitim Enstitüsü Türkçe Bölümüne girdim ve 1979 yılında mezun oldum. Kısa bir süre Yeni Sahra Lisesinde öğretmenlik yaptım.
1980 Yılında ISIT-SAN Tesisat Ticaret ve Makine Sanayi'ni kurarak imalat sanayi sektörüne girdim.
O sıralar eşim ortak olduğu başka bir şirkette genel müdür olarak görev yapıyor, bir taraftan da yeni kurduğumuz firmaya destek veriyordu.
Evimizi ofis olarak kullanıyordum. Gündüzleri de Kolleje hazırlanan kızım ve başka öğrencilere evde ders veriyordum.
Kısa sürede bu sektörde başarılı olmaya başladık. Neredeyse 24 saat çalışıyor yetişemiyordum. Eşim ortak olduğu fabrikadan ayrılarak, firmanın başına geçti. 1989 Yılına kadar işveren olarak, bu tarihten sonra da kendi Fabrikamızda genel koordinatör olarak çalışmaya devam ettim.
Bu arada çocuklarımla birlikte, Devlet Klasik Türk Müziği Korosu sanatçılarından Fırat Kızıltuğ'dan piyano eğitimi alıyor, üyesi olduğumuz Taç Spor'da Tenis oynuyor, hobylerime ve sosyal hayatıma daha fazla zaman ayırabiliyordum.
Eşimin Masa Tenisine daha fazla ilgi duyuyor olması ile Fenerbahçe Spor Kulübünde Masa Tenisine başladım. Lisanslı olarak İstanbul Liglerinde oynadım.
1993'de Zühtüpaşa Lions Kulübü'ne üye olarak Uluslararası bir hizmet kuruluşu ile toplum için hizmet etmeye başladım.
Kulübümde her aşamadaki yönetim kurulu üyeliklerini ve kulüp başkanlığını yaptım. Yönetim Çevresi kabinesinde çeşitli görevlerde bulundum.
1995 Yılında Masa Tenisçi arkadaşlarımız ile Fenerbahçe Veteran Masa Tenisi Spor Kulübü'nü kurduk. Halen Başkan Yardımcısı olduğum Kulübümüz ve Kadıköy Belediyesi'nin de destekleri ile 13 yıldır İstanbul Uluslararası Veteran Masa Tenisi Turnuvalarını organize etmekteyiz.
Yurt içi ve dışında da (Sinop, Antalya, Orhangazi, Dikili, Bulgaristan- Varna) Uluslararası Masa Tenisi Turnuvaları organize ettik, edilenlere destek verdik.
Yurt içi ve dışında düzenlenen, birçok Uluslararası Turnuvaya katıldım. Bulgaristan'ın Varna Kentinde düzenlenen Uluslararası Veteran Masa Tenisi Turnuvasına 13 yıldır aralıksız olarak gitmekteyim.
Varna Belediyesi ile kurduğumuz spor ve kültür ilişkileri nedeni ile Belediye Başkanları tarafından resmi yazı ile kültür elçisi olarak onurlandırıldım.
2010 İstanbul Kültür Başkenti kapsamında Varna Belediyesi yetkililerine, kültürümüzü ve yaptıklarımızı anlatan bir birifing verdim, özel ödüller aldım..
Türkiye'den Opera Sanatçılarını konser vermek üzere Varna'ya götürülmesini, Varna Operası sanatçılarının da Türkiye'de konser vermelerini sağladım.
Bulgar ressamların Türkiye'de sergi açmalarını, Türk ressamlarının da Varna'ya götürülmesini sağladım.
Ülkemize gelen Bulgar devlet büyüklerini ve Belediye yetkililerine İstanbul'u tanıtan kültür gezileri düzenledim.
Masa Tenisi alanında Hırvatistan (Porec) Avrupa Şampiyonası, Çin'de İç Moğolistan'ın Hohhot Şehrinde düzenlenen Dünya Şampiyonası ve özel birçok Uluslararası turnuvaya katıldım. Yaş grubumda çok sayıda kupa ve madalyalar aldım.
Çeşitli alanlarda farklı derneklerde de sosyal sorumluluk projelerinde görev almaya devam ettim.
Kızım Funda Yıldız Teknik Üniversitesi Fizik Bölümünü bitirip, iş hayatına atılınca, oğlum Serkan Elektirik Elektronik Mühendisi olarak bir fabrikada yönetici olarak işe başladığında kendime ayıracak daha fazla zaman bulmaya başladım.
1997 Yılında Kadıköy Belediye Başkanı Av. Selami Öztürk'ün STK sorumluları ile yaptığı bir toplantı sonrası, önerdiğim fikirler sonunda, kendimi Kadıköy Belediyesi STK'lar Sekreteryası' Yürütme Kurulunda buldum.
Belediye Başkanımızın bize tahsis ettiği Kadıköy'deki Şehr'i Emaneti Binasındaki ofisimizde, o dönem Vakıf Başkan Yardımcısı olan Sn. İnal Aydınoğlu'nun önderliğinde, Sn. Erol Gürler ve iki arkadaşımız ile beş kişilik ekibimizle çalışmalara başladım.
Kadıköy'de kayıtlı tüm STK'ları konularına göre tasnif ettim. Periyodik toplantılar ve bire bir ziyaretler ile dernekleri tanımaya çalıştık. Derneklerin de katılımı ile çok sayıda panel konferans organize ettik.
2000 Yılında KASDAV Caddebostan Gönüllülerini yetmiş üye ile kurdum. Caddebostan Kültür Merkezi'nde çalışmalarımızı sürdürüyorduk. Kısa sürede 1500 Kişilik bir hizmet ordusu olduk.
Gönüllülerimiz ile mahallelinin de katılımıyla sosyal, kültürel yüzlerce faaliyet gerçekleştiriyorduk.
Diğer taraftan yönetim Kurulu üyesi olduğum, Barış Manço Derneği ile de ortak etkinlikler gerçekleştiriyorduk.
Sayamayacağım kadar çok şenlik, konser, seminer, panel, Ramazan Eğlenceleri organize ettik.
STK'lar Sekreteryası tecrübelerim ile "KADIKÖY'DE Doğmadık ama KADIKÖY'DE Yaşıyor KADIKÖY'Ü Seviyoruz" Sloganı ile "HEMŞEHRİ ŞENLİĞİ" Projesini Gönüllü birimimizde başlattım.
Kadıköy'deki 89 Hemşehri Derneği ile 2000 Yılında başlattığımız ve 9 yıl süren şenlik organizasyonu ile her yıl Haziran ayında Özgürlük Parkı'nda, yöresel derneklerimizin açtıkları stantlarda kendi yörelerinin kültürlerini yansıtan yiyecek, giyecek, el sanatları sergi ve satışları ile derneklerine gelir elde etmelerini sağladık. Her dernek kendi yöresel folkloru ve sanatçısı, tiyatrosu ile gösteriler ve konserler gerçekleştirdi. Halkın büyük ilgisini gören şenlik iki gün iki gece sürüyor, dernek üyeleri sabaha kadar stantlarının başında geceyi eğlenerek geçiriyorlardı.
Yörelerin birbirlerinin kültürlerini tanımalarına fırsat tanıyan bu birliktelik bir süre sonra " HEM-DER PLATFORMU" Kurulmasına dönüştü.
Platform Başkanı olarak beni seçen dernek yetkililerimiz, bu birlikteliği daha ileri boyutlara taşımak istiyorlardı. He ay bir dernek merkezinde sabah kahvaltılarında buluşuyorduk. Ayrıca periyodik toplantılarımız da devam ediyordu. Dernek yöneticilerine Dernekler Kanunu Hakkında Eğitim seminerleri düzenliyorduk. Dernek Merkezilerinde kadın gruplarına çeşitli konularda eğitmenler gönderiyor, seminerler düzenliyorduk.
Derneklerin özel kültür gecelerini organize ederken, 9 hafta süren Futbol Turnuvaları, Halk Oyunları Yarışmaları, Tavla Turnuvaları ile dernekler arası dostluklar kuvvetleniyorduk.
Kadıköy Belediyesi ile Ataşehir Belediyesinin ayrılması ile Derneklerimizin büyük bir bölümü Ataşehir sınırları içinde kalınca, Belediye Başkanımızın isteği ile Şenliğimize son verdik. 2008 yılında son kez gerçekleştirdiğimiz şenliğimizin onur konuğu KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş olmuştu. Her şenliğimizi devlet büyüklerimiz onurlandırarak etkinliğimize verdikleri önemi göstermişlerdir.
Caddebostan Gönüllüleri ve Gaziantep Derneği işbirliği ile Gaziantep Yiyecekleri Şenliği'ni de o dönem başlattık.
Gönüllülerimizde Halk Dansları Komite Başkanı olan İstanbul Turizm Folklor Derneği Başkanı Ali Serdaroğlu ile 23., 24. ve 25. Uluslararası Marmara Folklor Festivali ile İlk öğretim Okulları Folklor Yarışmalarını organize ediyorduk.
Bu vesile ile İtalya, Yunanistan, Meksika ve Çin'de düzenlenen Uluslararası Folklor ve Dans Festivallerine gönüllülerimiz ile katıldık, ülkemizi gururla temsil ettik.
Gönüllü evimiz bünyesinde Türk Sanat Müziği Korosu kurmuştuk. Kadıköy'de daha başka Türk Müziği Dernek ya da topluluğu olup olmadığını merak ediyordum.
Kasdav Gönüllü evlerinde 4 koro vardı. Tüm Kadıköy'de 18 dernek ve topluluğa ulaştım. Bu grupların şefleri ve başkanları ile Belediye Başkanımız Av. Selami Öztürk'ün verdiği bir kokteylde tanışma fırsatı elde ettim.
Bu toplantının ardından dernek ve topluluk yetkilileri ile her ay toplanmaya başladık.
Değerli sanatçılarımızdan çok şey öğrendim. Onların destekleri ile onüç yıldır geleneksel olarak sürdürdüğümüz "Kadıköy Belediyesi Türk Sanat Müziği Beste, Güfte, Saz Eserleri, Amatör Ses ile Türk Halk Müziği Ses Yarışmalarını" başlattık.
Çin'de gördüğüm bin kişilik konserini "Büyük Koro Konseri" ile Özgürlük Parkı'nda korolarımızın katılımı ile gerçekleştirdik.
Tülin Korman, Mustafa Sağyaşar, Ayla Büyükataman gibi şeflerin önderliğinde düzenlenen konserlere halkımız büyük ilgi gösterdi.
Üyelerimiz artınca, 2003 yılında Türk Müziği Gönüllülerini kurduk. Zamanla Batı Müziği, Klasik Müzik ile uğraşan sanatçılarımız da aramıza katılınca, 2004 yılında gönüllü birimimizin adını Müzik Gönüllüleri olarak değiştirdik.
Bu gün sadece Kadıköy Belediyesi bünyesinde, 21 Mahallede 20; Müzik Gönüllülerinde 72 olmak üzere toplam 92 Gönüllü Koromuz bulunmaktadır.
Kadıköy Belediye Başkanı Av. Selami Öztürk, koroların kurulmasında ve kültürel organizasyonlarımızda bana ve sanatçılarımıza önemli ölçüde destek vermektedir.
2004 Yılında Belediye Başkanımızın isteği ile Kadıköy Belediyesi Eğitim Kültür Müdürlüğü'ne vekaleten göreve başladım.
Aynı sürede iş yerimizin yönetimini de sürdürüyordum.
Belediyedeki görevim sırasında da birçok kültürel sanatsal, spor ve sosyal etkinlikleri organize ettim.
O sıralar kurulan Kadıköy Belediyesi Spor Kulübünde; önce yönetim kurulu üyesi, daha sonra başkan olarak görev yaptım.
2006 Yılında Kadıköy Belediyesi bünyesinde kurulan Gönüllü Merkezi başkanı olarak gönüllü çalışmama devam ettim.
Aynı yıl Caddebostan Sahil Lions Kulübü'nü 55 arkadaşımı toplayarak kurdum.
Aynı yıl hayatımın en büyük 2. Acısını yaşadım. Biricik eşim Mak. Yük. Müh. Orhan Müsevitoğlu'nu kalp krizi sonucu kaybettim.
Bu önemli acıya eskisinden daha fazla çalışarak, üreterek dayanmaya çalışıyordum.
Sanatları ile halkın gönlüne taht kuran sanatçıların yaşam belgesellerini yaptım. 65 Programda yüzü aşkın sanatçıyı izleyici ile buluşturarak, halkımızın daha yakından onları tanımasını sağladım.
Korolarda yetişen yetenekli seslere de kendilerini ifade etmelerine fırsat vermek amacı ile " 5 ses 5 saz" konserlerini başlattım.
Sanatçıların takdir edilmesi, desteklenmesi ve üretmeleri yönünde yüreklendirilmesi gerektiğine inanıyorum. Bu amaçla " Lions Tiyatro ve Opera Ödüllerini" organize ettim.
Dünya kültürlerini tanımak, kendi kültürümüzü onlara anlatmak amacı ile ülkemizin yedi coğrafi bölgesinin yanı sıra dünyada elliyi aşan ülke ve yüzlerce şehri gezme fırsatını buldum.
Gezdiğim ülke ve şehirlerle ilgili gözlemlerimi kaleme aldım. Çeşitli dergilerde yayınlanmasını sağladım. Video ve fotoğraflarla anılarımı arşivledim.
Birçok eğitim semineri ve sertifika programına katıldım.
Çalışmalarımdan dolayı yurt içi ve dışında çok sayıda plaket ve özel ödülleri ile onurlandırıldım. Lions'un Uluslararası en büyük ödülü olan " Melvin Jones Fellow dostluk ödülü ile ödüllendirildim.
Sanatçılarımızın adıma düzenledikleri "Emeğe SaygıProgramı" ve yazdıkları şiir, güfte ve bestelenen şarkılar ile iltifatlarına mazhar oldum.
Tanınmış kişilerin yer aldığı "Who is Who Turkey" ansiklopedisinde özgeçmişim yer aldı.
Yaşamımdaki en büyük ödülü de çocuklarımdan aldım.
2007 Yılında Hakan Kumbaracıbaşı ile evlenen kızım Funda'dan şu anda 4 yaşındaki Matias Kanan ile 2010 yılında Tetiana Khlevnia ile evlenen oğlum Serkan'dan torunum Maya yaşantımdaki en büyük iki ödül oldu.
Halen Kadıköy Belediyesi Gönüllü Eğitim Danışma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi ve Kültür Sanat Sorumlusu olarak çalışmaktayım. Ayrıca üyesi olduğum Uluslarararası Lions Dernekleri 118-Y Federasyonu'nda 4. Kesim Başkanı, Lions Konfederasyonu Kültür Sanat Sorumlusu, Kadıköy Kültür Sanat Derneği Başkan Yardımcısı, Fenerbahçe Veteran Spor Kulübü Başkan Yardımcısı gibi birçok dernekte yönetim kurulu ve üye olarak gönüllü hizmet vermekteyim.
2. Uzmanlık alanınız nedir?
Profesyonel iş yaşantımda imalat sektöründe uzun yıllar çalıştım. Bu sektörde eşimle birlikte omuz omuza büyük bir başarı elde ettik.
Ancak asıl beni ben yapan gönüllü çalışmalarımda yaptıklarım oldu.
Her insanın ekmeğini yediği, suyunu içtiği bu topraklara ve insanına bir borcu olduğunu düşünürüm.
Sadece almak değil vermek de insanı mutlu eden bir olgudur. Bu maksatla ülkemizin kültür değerlerini tanımak, tanıtmak, sevdirmek, üreten sanatçılarımıza, insanımıza destek olmak, onlara hak ettikleri değeri vermek, yetenekli gençlerimizi keşfetmek, olanak sağlamak, temel görevim haline geldi.
Halkımızın ülke kültürüne sahip çıkmasını özendirmek, bu amaçla çeşitli organizasyonlar yapmak insanımızın kişisel gelişimine; sanatla, sporla katkıda bulunmak için sosyal ortamlar sağlamaya yoğunlaştım ve başarılı olduğuma inanıyorum.
3. Sizce, iş, sosyal, kültürel hayatta başarının sırrı nedir?
En başta yaptığımız işi sevmemiz gerekir. Sevdiğimiz işi yaparken, hiç sıkılmayız. Saatlerin nasıl geçtiğini anlamayız. İşimiz bize zevk verir.
Yapacağınız her işte bir toplumsal fayda sağlamanız gerekir. Bu maddi olduğu kadar manevi de olabilir.
Toplumun beklentilerini göz önünde tutmalıyız Toplumun ve kişinin gelişimine yönelik ihtiyaçları çok iyi gözlemlemek ve tespit etmek gerekir.
Elinizdeki olanakları ve kapasitenizi iyi bilmelisiniz. O iş ile ilgili elinizden geleni yapıyorsanız başarı otomatik olarak gelecektir. Eğer başaramazsanız da üzülmemek gerekir. Yeterince başarılı olmadığınızı düşünüp üzülürseniz, tekrar başlamak için hiçbir heyecanınız kalmaz. Cesaretiniz kırılır. Başarıya ulaştığınızda da egoya kapılmamak gerekir.
Takım arkadaşlarınızın desteği çok önemli. Size destek olan herkesi yüreklendirmeyi, ödüllendirmeyi ihmal etmemeniz gerekir. Sabırlı olmak, planlı çalışmak, yapamayacağınız şeyler için söz vermemek, hedefinizi iyi belirlemek, vazgeçmemek gerekir.
Konuşmak kadar dinlemeyi de bilmeli, her insandan bir şey öğrenebileceğimiz bilinci içinde, takdir etmede cömert, ego da cimri olmalıyız.
Sabırlı, dürüst, güler yüzlü ve sevecen olmak zorundayız. Sosyal hayatta başarı da alınganlığa yer olmadığını öğrendim. Üç maymun anlayışını da unutmamak gerekir.
4. Sizi, Sosyal ve iş hayatınızda en çok ne mutlu eder?
Yaptığım işin başarıya ulaşması, bir fayda ve memnuniyet sağlaması. Bu maddi olabilir manevi olabilir. Kendi memnuniyetim kadar, beraber çalıştığım ekibin, katılanların, faydalananların memnun olduğunu görmek.
5. sizi siz yapan en büyük özelliğiniz nedir?
İnsanlara, tabiata, Tanrı'nın yarattığı her şeye sevgi duymam. Boş dururken bile planlar yaparım. Baktığım her insanın, varlığın güzel bir yönünü görürüm. Affediciyimdir. Kin tutmam. Sadece kendim için yaşamam. Ailem başta olmak üzere, dostlarım ve çevrem benim vazgeçilmezlerimdir.
Çalışmayı ibadet sayarım. Boş durmaktan nefret ederim.
6.Ülkenize, sosyal, kültürel, ekonomik, siyasi anlamda sorumluluğunuzu yerine getirdiğinize inanıyor musunuz?
Sosyal, Kültürel ve iş hayatımda kapasitem oranında yerine getirdiğime inanıyorum. Siyasi olarak istediğim ölçüde olamadım..
7. Türkiye, ekonomik, sosyal, kültürel olarak nereye gidiyor?
Türkiye büyük ölçüde, sosyal açıdan İslamlaşmaya doğru gidiyor.
Kültürel anlamda batılılaşma adına kendi değerlerimize yeterince sahip çıkamıyoruz. Globalleşmenin de etkisi ile kültürel bir değişim de söz konusu.
Ülke gerçeklerinin siyasiler tarafından yeterince bilinmemesi, bizi biz değil, dış güçlerin yönetmesi, ülkeyi bölünmeye götürecek tavırların sergilenmesi, beni büyük ölçüde endişelendiriyor.
Böyle bir ortamda ekonomi de ciddi darbe alıyor, kültür de.
8.Sosyal yaşamınızda sizi en çok ne üzer?
Birini istemeden kırmak, zarar vermek, yanlış anlaşılmak.
9.Siyasetle ilgileniyor musunuz, ilgilenmiyorsanız neden?
Siyasette aktif olarak görev yapmıyorum. Ama ilgileniyorum. Ülke gündemini takip ediyorum. Görüşlerimi çevremle paylaşıyorum.
Siyasilerin polemikler beni siyasetten soğutuyor. Siyasete girdiğinizde dostunuz düşman olabiliyor.
Belki de şu anki çalışmalarım ile insanlık için daha faydalı olduğumu düşünüyorum.
Bazan da geç bile kaldığımı düşünüp, belki de şimdi sırası geldi diyorum. Kısmet!
10. Sizin kriterlerinize göre iyi bir siyasetçi nasıl olmalıdır?
İyi bir siyasetçi dünya ve ülke gündemini yakından takip etmeli, yaşadığı ülkenin insanını, kültürünü, ihtiyaçlarını yakından tanıyor olması gerekir. Sadece bir bölgeyi tanıyarak meclise gelen bir kişiden ülkenin tümü hakkında bir değerlendirme yapmasını ne kadar beklersiniz?
En önemlisi seçilene kadar halka yakın, seçildikten sonra halktan uzak kalmamalı, verdiği sözlerin arkasında durmalı.
11. Mesleki kariyerinizde hedeflerinize ulaştınız mı, bundan sonraki hedefleriniz nedir?
Hem evet, hem hayır. Hedefime ulaştım derseniz artık yapacak bir şey kalmamış gibi bir his duyuyorsunuz. Yapmak istediğim birçok şeyi yapmış olsam da, nefes aldığınız sürece yapacak bir şeyler vardır.
Bu güne kadar yaptığım çalışmaları bir kitapta toplamak istiyorum.
Ülkemizde ve dünyada gitmediğim yerleri görmek, izlenimlerimi kitaplaştırmak isterim.
12. Elinizde sihirli bir değnek olsa, ülkemizde ve dünyada nelere değiştirmek isterdiniz?
Dünyada barışı sağlardım.
Eğitim, sağlık, işsizlik gibi sorunları kökten çözmek isterdim.
Tüm açları doyurur, evsizlere ev sağlardım.
Cinsel istismar, bağımlılık gibi tüm kötü alışkanlıklar ile insana şiddeti sonlandırırdım.
Yalancılık, öfke, ego, ihanet, nefret, kıskançlık, kin gibi olumsuz duyguları insan hücrelerinden çıkarırdım.
Silahlanmaya son verir barış sağlardım.
İnsanların yüreklerine sevgi, merhamet, hoşgörü, iyilik yüklerdim . |